Bugün ayrıca çok önemli bir gündü benim için. İlk defa sosyal bir ortamda başka kardeş, abla ve abilerle beraberdim.
Daha önce birkaç girişimimiz olmuştu. Bir defasında Sarp'ın doğumgününe gidecektik, ben 6.hastalıktan kırılıyordum, olmadı. İki hafta önce ilk kez oyun grubu olarak toplanacaktık, diş buğdayıma denk geldi, olmadı. Annem de sosyal ortama girmedikçe, korkumun artacağını düşünüyor. Üç hafta önce Kaya ve Kerem ile biraraya geldim. Onlar keyifle çığlık attıkça, ben korkudan ağlıyordum. Bu yüzden annem çok endişeleniyordu.
Bugünün doğru gün olduğu, e-bebek'te belli oldu. Babam araba koltuğumla uğraşırken, annemle koridorlarda gezmeye başladık. Annesinin kucağında bir kardeş karşıma çıktı ve ilgimi çekti. Sessiz sedasız, ağzında emziğiyle etrafına bakıyordu. Ben üzerine atıldım, güldüm; hiç tepki vermedi. Annem de güldüremedi valla, accık gülümser gibi yaptı, o kadar. Sonra yüzüne dokunmak istedim, elimi uzattım eline; yine tepki vermedi. Keyfi bilir canım; ben gayet sosyaldim :)
Arabaya bindikten sonra uyumuşum. Ben uyanana kadar Bayar Caddesinde aşağı yukarı gezmişiz. Uyandım, babam bizi Happy Family Club'a bıraktı. Katre ablamın 3.yaş gününü kutlamak üzere biraraya geldik. Önce gülücüklerle girdik ortama. Top havuzunda oynayan Katre ve Teoman'ı bir süre seyrettim. Orada birazcık tedirgin oldum ama alıştım, geçti. Sonra o kucak, bu kucak dolaştım, arada yürüdüm, balonlarla oynadım. Birkaç abla ve abi daha geldi. Onların ilgisini çekemedim. Ben de etrafıma gülücükler dağıttım. Müzik,insan sesi ve kalabalığa rağmen tedirgin olmadım; güzel bir gün geçirdim.
Şimdi sırada oyun grubu etkinliği var. En kısa zamanda Şişli-Beşiktaş oyun grubuyla biraraya gelebiliriz umarım. Bu heyecan burada kalmasın.
Büyümek, ne heyecanlı şey!
Ev Etkinlikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ev Etkinlikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ocak 2010 Pazar
17 Ocak 2010 Pazar
Diş Buğdayı
Annem geçen hafta yaşadığı o andan sonra acilinden diş buğdayı düzenlemeye karar verdi.
9.ayımı devirmişken, hala dişler görünürde yoktu. Taa ki geçen hafta Cumartesi günü yemek yedirirken farkettiği minik oluşumu görene kadar :) Üç gün sonra da ikinci diş kendini gösterdi. Geceleri sıkıntım oluyor, ama alışmaya da çalışıyorum.
İlk dişim sağ taraftaki ikinci kesici oldu; ikincisi ise sağ orta kesici. Bir kez daha standart dışı olduğumu gösterdim. Bakalım diğer incilerim nasıl ortaya çıkacak.
Annem tüm dişlerimin sağlıklı ve sorunsuz çıkması ve inci gibi güzel ve sağlıklı kalması için diş buğdayı yapmak istedi. Ve eğlencesi de cabası.
İki günde yaşanan tesadüfi olaylar, organizasyonun kolayca olmasını sağladı:
- Anneannem ve dedeme "acil geline!" denildi; onların da niyeti varmış.
- Babaannem burda zaten. O gitmeden yapmayı istiyorduk. Dedecim yok ama, onun için biraz buruk olduk.
- Annemin iş arkadaşı Özge teyze, yeni bir uğraşa adım atmış: çok güzel ve lezzetli kurabiyeler hazırlıyor. Annem, benim için dişten kurabiyeler olur mu demiş; olmuş :)
- Annem internette diş buğdayı için pastacı ararken çok hoş bir tercihte karar kıldı: Nilay Cinisli. (Nilay Hanım, ellerinize sağlık!)
Şimdi bugünden bazı anlar:
Çoğunluğu anneannemin eseri olan masamız:

Üzerinde en sevdiğim oyuncaklarımın olduğu mükemmel pastam (by N&F):

Çok lezzetli ve iştah kabartıcı kurabiyelerim (by Özge):

Meslek seçimim:

Onca dikkat çekici malzemelerin arasında tek ilgilendiğim steteskop oldu; öyle ki dayıcım çok değerli laptopımı bile benim hoyrat kullanımıma açmıştı. Diğer hiç bir materyalle ilgilenmedim bile. Oysa annem eczacı olmamı istiyordu.

Annemin hazırladığı diş buğdayı çok beğenildi. Aşurelik buğday ve nohut bir gün önceden suya bırakıldı. Gece hafiften haşlandı ve dolapta saklandı. Yine bir gün önceden ceviz ve badem suda bekletildi, gece de kabukları soyuldu, buzdolabına kondu. Sabahtan suların kesik olmasına rağmen badem, buğday ve nohut tereyağında pudra şekeri ile birlikte kavruldu. Soğumaya bırakıldı. İçine kırılmış cevizler ve nar taneleri eklendi.
Yemek sofrasında annem kaseye gizlice bir altın attı ve herkesin kendi buğdayını kendisi almasını söyledi. Talih dedeme güldü :)
Yoğun ve spontan takviminde bana yer ayırmak için büyük çaba gösteren babaanneme, hemencecik uçarak gelen anneannem ve dedeme, hiç üşenmeden gelen dayıma, haftasonunda bile yanımda olan Zeynep teyzeme, son dakikalara yetişen amcama partime katıldıkları için çok teşekkür ediyorum. Çok güzel vakit geçirdiğimiz bir gün oldu. Sevgili geniş ailem, siz iyi ki varsınız!
9.ayımı devirmişken, hala dişler görünürde yoktu. Taa ki geçen hafta Cumartesi günü yemek yedirirken farkettiği minik oluşumu görene kadar :) Üç gün sonra da ikinci diş kendini gösterdi. Geceleri sıkıntım oluyor, ama alışmaya da çalışıyorum.
İlk dişim sağ taraftaki ikinci kesici oldu; ikincisi ise sağ orta kesici. Bir kez daha standart dışı olduğumu gösterdim. Bakalım diğer incilerim nasıl ortaya çıkacak.
Annem tüm dişlerimin sağlıklı ve sorunsuz çıkması ve inci gibi güzel ve sağlıklı kalması için diş buğdayı yapmak istedi. Ve eğlencesi de cabası.
İki günde yaşanan tesadüfi olaylar, organizasyonun kolayca olmasını sağladı:
- Anneannem ve dedeme "acil geline!" denildi; onların da niyeti varmış.
- Babaannem burda zaten. O gitmeden yapmayı istiyorduk. Dedecim yok ama, onun için biraz buruk olduk.
- Annemin iş arkadaşı Özge teyze, yeni bir uğraşa adım atmış: çok güzel ve lezzetli kurabiyeler hazırlıyor. Annem, benim için dişten kurabiyeler olur mu demiş; olmuş :)
- Annem internette diş buğdayı için pastacı ararken çok hoş bir tercihte karar kıldı: Nilay Cinisli. (Nilay Hanım, ellerinize sağlık!)
Şimdi bugünden bazı anlar:
Çoğunluğu anneannemin eseri olan masamız:

Üzerinde en sevdiğim oyuncaklarımın olduğu mükemmel pastam (by N&F):

Çok lezzetli ve iştah kabartıcı kurabiyelerim (by Özge):

Meslek seçimim:

Onca dikkat çekici malzemelerin arasında tek ilgilendiğim steteskop oldu; öyle ki dayıcım çok değerli laptopımı bile benim hoyrat kullanımıma açmıştı. Diğer hiç bir materyalle ilgilenmedim bile. Oysa annem eczacı olmamı istiyordu.

Annemin hazırladığı diş buğdayı çok beğenildi. Aşurelik buğday ve nohut bir gün önceden suya bırakıldı. Gece hafiften haşlandı ve dolapta saklandı. Yine bir gün önceden ceviz ve badem suda bekletildi, gece de kabukları soyuldu, buzdolabına kondu. Sabahtan suların kesik olmasına rağmen badem, buğday ve nohut tereyağında pudra şekeri ile birlikte kavruldu. Soğumaya bırakıldı. İçine kırılmış cevizler ve nar taneleri eklendi.
Yemek sofrasında annem kaseye gizlice bir altın attı ve herkesin kendi buğdayını kendisi almasını söyledi. Talih dedeme güldü :)
Yoğun ve spontan takviminde bana yer ayırmak için büyük çaba gösteren babaanneme, hemencecik uçarak gelen anneannem ve dedeme, hiç üşenmeden gelen dayıma, haftasonunda bile yanımda olan Zeynep teyzeme, son dakikalara yetişen amcama partime katıldıkları için çok teşekkür ediyorum. Çok güzel vakit geçirdiğimiz bir gün oldu. Sevgili geniş ailem, siz iyi ki varsınız!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)