Uzun, ince bir yoldayım...

Lilypie Fourth Birthday tickers
Lilypie Maternity tickers

17 Temmuz 2010 Cumartesi

Kürekle Transfer Aktivitesi

Biz, çocuklar, kumla oynamayı çok seviyoruz. Henüz kürekle yeni tanışmıştım ki, önemli bir işlevi olduğunu farkettim. Önce babam gösterdi, sonra ben denedim, defalarca tekrar ettim.



Kumu küreğe doldurdum, kovaya boşalttım; doldurdum, boşalttım .... sonunda kovadaki tüm kumu üstüme yığdım.

NOT: Annem çok iyi fotoğraflayamadı. Bu fotoğraf doğru uygulama değil. Aslında kovayı elimde tutmadığım bir poz olmalıydı.

16 Temmuz 2010 Cuma

{şimdi, şu an}

{şimdi, şu an} Bir Cuma ritueli. Bir fotoğraf, yorumsuz; koca bir haftanın tek, özel ve sıradışı an'ı.

{Kapuz Plajı - Zonguldak}

Ben Soulemama'dan esinlendim. Eğer sen de beğenip esinlendiysen, aşağıdaki Add Your Link butonunu tıkla, kendi {şimdi, şu an}ının linkini bırak.

{this moment} A Friday ritual. A single photo - no words - capturing a moment from the week. A simple, special, extraordinary moment. A moment I want to pause, savor and remember. If you’re inspired to do the same, leave a link here to your moment and join in at my inspiration: Soulemama.


9 Temmuz 2010 Cuma

{şimdi, şu an}

{şimdi, şu an} Bir Cuma ritueli. Bir fotoğraf, yorumsuz, koca bir haftanın tek, özel ve sıradışı an'ı.

{Ev - Zonguldak}

Ben Soulemama'dan esinlendim. Eğer sen de beğenip esinlendiysen, aşağıdaki Add Your Link butonunu tıkla, kendi {şimdi, şu an}ının linkini bırak.

{this moment} A Friday ritual. A single photo - no words - capturing a moment from the week. A simple, special, extraordinary moment. A moment I want to pause, savor and remember. If you’re inspired to do the same, leave a link here to your moment and join in at my inspiration: Soulemama.


8 Temmuz 2010 Perşembe

Annem der ki: Emzirmeyi seviyorum.

Gündüz sağmaları ve bazı değişimler:

12 ay henüz bitmeden günde 1 kez sağmayı tercih etmeye başladım. Farkettim ki, günde 2 kez yapmakla tek yapmak arasında bir fark yok; yani artık yok.

1. yaşla birlikte günlük rutinimiz şöyle oldu:
Haftaiçi 7.00 - 7.30 (emzirme) / 14:00-14:30 (sağma - Misis, sütü ertesi gün iki partide içiyor)/ 19:30 - 20:30 (emzirme) / 03:00 - 04:00 (emzirme)
Haftasonu 7.00 - 7.30 (emzirme) / 13:00-14:00 (emzirme) / 19:30 - 20:30 (emzirme) / 03:00 - 04:00 (emzirme)
Bu rutin içinde minimum limit olan 500ml.'yi epey geçiyoruz.

Su içmek mucizevi bir şey. Hala ne kadar su içersem, o kadar süt verebiliyorum. O gün az su içtiysem, süt müt yok! Nasıl oluyorsa!

Gece emzirmeleri 13. ay azalmıştı; ancak son zamanlarda yine başladı. Gündüz doymadığından olmuyor; 2 saatte bir beslenen bir çocuk gece acıkmaz diye düşünüyorum. Herhalde susadığı için süt istiyor. Yetişkinler olarak biz de gece susuyoruz, öyle değil mi? Evet, henüz müdahale etmeyi düşünmüyorum. Uykudan uyanmak zor olsa da, benim için her defasında keyif verici bir deneyim oluyor.

13. ay ısırıkların bol olduğu, canımın çok acıdığı bir dönem oldu. Daha önce de ısırıyordu ancak tepki vermediğim için sürdürmüyordu. Bu seferkilerde gözümden yaş geldi, ne yalan söyleyeyim. Dolayısıyla durumu anlayıp ısrar etmeye başladı. Ben de her ısırmaya yeltendiğinde, içim burkularak "o halde bitti, artık emmiyorsun, çünkü canım acıyor" dedim. Biraz mızıldanma, biraz da kızmanın ardından yaptığı şeyin kötü olduğunu anladı. Demek ki, oralı olmamak kadar kararlı da olmak işe yarıyor.

Misis 14.ayda enteresan bir oyuna başladı. Bir memeden emmeye başlıyor, sonra hemen diğerine geçiyor. Sonra tekrar diğeri. Bir kaç devirden sonra sabitliyor. Gece uykuda bile bu şekilde. Galiba eskisi kadar hızla süt gelmiyor. Bizimki de sabırsızlığından, efektif olmak için bu yöntemi bulmuş.

İlginizi çekerse, 1 yaş sonrası emzirme hakkında ayrıntılı soru/cevaplar burada.

Niyetim, 18 aya kadar gündüz sağmaya devam etmek. Bakalım, günler neler getirecek, hangi yeni hikayeleri anlattıracak?

24 Haziran 2010 Perşembe

Neden Montessori'yi seviyorum?

Bebeklerde inanılmaz bir potansiyel olduğu için...



2,5 yılda çekilen "The Babies" Amerika'da vizyona girmiş. Fırsatın varsa seyret. Ben DVD'sini dört gözle bekliyorum.

19 Haziran 2010 Cumartesi

Sanatın derin kolu: Resim

Annem uzun zaman önce internette bulup yapmaya niyetlendiği şeyi nihayet denedi. Benim tombik ellerime uygun pastel boyalar...

Annemin bu basit ve hoş işi nasıl yaptığını anlatalım:

- Daha önceden satın aldığı renk renk pastel boyaları küçük parçalara ayırdı.


- Boyaları birkaç parça halinde silikon kurabiye kalıplarına yerleştirdi.

- Kalıbı önceden ısıtılmış fırına yerleştirdi.

10 dk sonra boyalar erimeye ve renkler birbirine karışmaya başladı.


- Tahta bir şiş yardımıyla hafifçe her kapsülü karıştırdı.

- Bir süre daha bekledikten sonra kalıbı fırından çıkardı ve dışarıda beklemeye aldı.

- Boyalar ılımaya başlayınca kalıbı buzdolabına koydu ve 1,5 saat bekledi.

- Donan boyaları kapsülden çıkardı.

İşte size rengarenk kalp boyalar...

Ben ne yaptım peki?
Boyaları elime aldım. Evirdim, çevirdim. Koltuğa renk denemesi yaptım, halıyı karaladım. Boyanın tadına baktım. Denedim. Eğlendim.

Bu aralar yürümek, tırmanmak, sallanmak gibi hareketlerden zevk alıyorum. Resimle ileride daha ilgili olacağım. Bu yalnızca başlangıç.

18 Haziran 2010 Cuma

{şimdi, şu an}

{şimdi, şu an} Yeni bir Cuma ritueli. Bir fotoğraf, yorumsuz, koca bir haftanın tek, özel ve sıradışı an'ı.


{Ev - İstanbul}

Ben Soulemama'dan esinlendim. Eğer sen de beğenip esinlendiysen, aşağıdaki Add Your Link butonunu tıkla, kendi {şimdi, şu an}ının linkini bırak.

{this moment} A Friday ritual. A single photo - no words - capturing a moment from the week. A simple, special, extraordinary moment. A moment I want to pause, savor and remember. If you’re inspired to do the same, leave a link here to your moment and join in at my inspiration: Soulemama.

11 Haziran 2010 Cuma

İzmir'de Montessori Semineri

İzmir'deki sevgili aileler, bu fırsat kaçmaz!
Montessori'nin Türkiye'deki önemli isimlerinden ikisi İzmir'de, sevgili Başak'ın organizasyonu ile, sizlerle biraraya geliyor. İstanbul'a istiyoruz!

Detaylar için Başak'ın mailine yönlendiriyorum:

Merhabalar;

Daha önce EKET fuarı ve Nuran Hanım'ın mailiyle haberdar olduğum Eylem Hanım'la, bazı materyaller için irtibata geçtiğimde Zuhal Hanım'la birlikte Trabzon ve Giresun'da Temmuz başında yapılacak bir Montessori Semineri hazırlığında olduklarını öğrendim. Eylem Hanım eğer katılım konusunda yeterli sayıda olduğumuz takdirde Trabzon programına İzmir'i de ekleyebileceklerini söyledi. Montessori felsefesi ve bazı materyal kullanımlarının gösterilebileceği bir günlük, muhtemelen Temmuz'un ilk pazar günü olabilecek, seminere çevremde ilgi duyacak kişiler var ancak asıl ilginin gruptaki İzmir'li ailelerden geleceğini düşündüğüm için grubu bilgilendirmek istedim.
Katılmak isteyenler bana mail atabilirse kesin sayı sonucu organizasyonun diğer ayrıntılarını belirlemeye çalışacağım. Seminer diğer yapılanlar gibi ücretsiz olacak ancak eğitmenlerin yol giderleri ve salon organizasyonu gibi ortak giderlere katılım sözkonusu olacak. Bana basak.keskin@akbank.com adresinden de ulaşabilirsiniz çünkü gün içinde grup adresine gelen maillere erişim olanağım bulunmuyor.

Görüşmek üzere,
Sevgiler,
Başak Sarı Keskin

EĞİTMENLER
ZUHAL-BİLİR MEIER, 1953 Mersin doğumludur. 1978-1990 yılları arasında sosyal pedagog olarak çalıştı. Almanya’da halk yüksek okullarında danışmanlık ve yöneticilik yaptı. 1990-92 yılları arasında Association Montessori International’a (AMI) bağlı bir kurumdan Montessori
Pedagojisi eğitimi aldı. 1993-95 yılları arasında Alman Gelişim ve Rehabilitasyon Akademisi’nden Montessori terapisi eğitimi aldı. 2001-2003 yılları arasında Centrum für Integrative Psychotherapie’den çocuk ve ergen psikoterapisi eğitimi aldı. 1992 yılından
beri Montessori eğitmeni ve terapisti olarak çeşitli kurumlarda ve yuvalarda çalışmaktadır. Normal gelişim gösteren çocukların yanı sıra, bedensel ve zihinsel engelleri olan çocuklarla da çalışmaktadır. Ayrıca 2007-08 öğretim yılından beri Kültürler Arası Yakınlaşma ve Eğitim için IG-İnisiyatif Grubu’nda öğretmenlere Montessori pedagojisi dersleri vermektedir. Evli, 3
çocuk ve bir torun sahibidir.
EYLEM KORKMAZ, Yüksek lisans tezini Montessori Metodu üzerine yazmıştır. 2005-2009 yılları arasında Montessori eğitim seminerleri düzenlemiştir. Halen Eğitim Programları
ve Öğretimi alanında doktorasını yapmakta ve araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır. “Montessori Metodu: Eğitimde Bir Alternatif” kitabının yazarıdır. Alternatif eğitim ve Montessori Metodu hakkında çeşitli dergi, gazete ve kitaplarda yazıları yayımlanmıştır.

10 Haziran 2010 Perşembe

Nurturia'dan Babalar Günü hediyesi

Nurturia'da süper bir yarışma var: Babalar Günü Fotoğraf Yarışması

Sevgili çocuklar ve değerli babalarına dair güzel anları Nurturia'da paylaşın; Nintendo Wii kazanma şansı yakalayın. Katılım için son gün 19 Haziran.

Ya fotoğraf arşivlerinizi didikleyin ya da kameranıza elinize alıp harikalar yaratın (modeller zaten harika).

Biz de oradayız, sizi de bekleriz.

24 Mayıs 2010 Pazartesi

Montessori Okulu hakkında biraz daha bilgi

Montessori Okulu Tanıtım ve Bilgi

İstanbul'da bir heyecan var.

Kalpler hızlı hızlı atıyor. Yüreklerde bir coşku var. Alınlarda ter...
İstanbul'da bir sinerjinin enerjisi insanları sarıyor.

Çocuklarına iyi ve bağımsız bir gelecek sunmak isteyen anne-babalar, Montessori Eğitimi grubunda uzun yıllardır birbirlerine destek oluyorlar. Şimdi ise bu çok değerli gruptan güzel bir proje ortaya çıkıyor: İstanbul'da bir Montessori Okulu (aslında preschool). Öncelikle anaokulu olarak hizmet verecek olan okulun hedefleri büyük.

Anne-baba şefkatini ve özenini bizzat yaşayacak, düğmesini kendi ilikleyebilecek, ayakkabısını kendi bağlayacak, matematiği ve dilini kolayca öğrenebilecek, çevresine duyarlı ve saygılı olacak, inisiyatif kullanmayı bilecek, deneyerek deneyimleyecek minik kalpler aranıyor.

Eğer yavrunuz 20 ay ve üzerindeyse, neden olmasın? Başvurun. Pişman olmayacaksınız.

Ben mi? Gönlüm bu yola başkoydu. Balca Misis'in bir an önce büyümesini bekliyorum.

scribd'e tanıtım broşürünü yükledim, aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Hepimize hayırlı, uğurlu olsun.


Montessori Okulu Tanıtım ve Bilgi

7 Mayıs 2010 Cuma

Annem der ki: Yazasım gelmiyor..

Hala toparlayamadım kendimi. Şuraya iki çift güzel, özel söz yazmak vakti.. hatta o vakit geldi geçti de..

Kendimi borçlu hissediyorum.

Misis çok özel günler yaşıyor. Bebeklikten çocukluğa adım atarken farklı heyecanlar, sıkıntılar ve değerli dakikalar. Tek tek yazmam gerek.

ilk doğumgünü
ilk yaş doktor muayenesi
kayseri-ürgüp seyahati
ilk gerçek adımlar
sosyal ortamlar
gerileme dönemi
pedagog yorumları

Yazacaklar daha da birikmeden işe koyulmalı. Bugün değil, belki yarın...

Takip eden dostlara borcumu kısmen ödemek için sizlere yeni bir blogtan haber vereyim:

Montessori anneleri! Jojoebi yeni bir blog tasarlamış: takip ettiği Montessori bloglarından derleme yaparak güzel bir çalışmaya imza atmış. Dilediğiniz konuda arama yapıp farklı fikir ve uygulamaları inceleyebiliyorsunuz. Gelişmeye açık.. Fikirlerimizi de bekliyor. Bu blogta sağ dizinde bir ikon olarak ekledim. Adresi: The Montessori Goldmine

Görüşmek üzere.

15 Nisan 2010 Perşembe

15 Nisan beraber olduğumuz 2. doğumgünümüz

Geriye dönük yazılardan ilki...


Annem ve ben aynı gün doğduk. Bu bizim için çok güzel bir tesadüf. Tabii bu olayın bir de cilvesi var: annemin bu özel gün için kendine vakit ayıramaması.

Annem kendi doğumgünü kutlamalarını günlere yayarak Perşembe gününü tamamen benim ilk yaş günüme ayırdı. Güzel bir pasta ve kurabiye siparişinin ardından, anneanne ve babaannem benim için güzel bir sofra hazırladılar. Bir gece önce dedem ve annem salonu balonlarla süslemişler.

Doğumgünüm haftaiçine denk geldiği için, akşam saatlerinde kutlama yaptık. Annem iş çıkışı koşa koşa eve geldi. Benim cicilerimi giydirip kendi hazırlandı. Misafirlerimizde gelince kutlamalara başladık.




Bugün çok güzeldi. Kendimi gerçekten çok özel hissettim. Bana özel birşeylerin olduğunu, tüm sevdiklerimin benimle beraber bir mutluluk paylaştıklarını farkettim. Şımardım haliyle; epeyce şımardım.

Ve ilk kez yürüdüm. Bir kucaktan diğer kucağa yürüye yürüye gittim, durdum. Yürümek çok eğlenceliymiş!

Ayrıca hem benim pastam hem de Zeynep teyzemin pastası mükemmeldi. Nilay ve Funda teyzelerin ellerine sağlık!

Hediyelerim de çok güzeldi. Sallanan bir atım, bir müzik kitabım, güzeller güzeli elbiselerim oldu. Annem de misafirlerimize birer hediye hazırlamış: fotoğrafımdan birer saat. Onlar da çok mutlu oldular!


Balca Misis'in Doğumgünü Treni




Siz de çocuklarınızı mutlu etmek için şu adrese girin, eğlenin:
www.babytv.com/fun.aspx

2 Nisan 2010 Cuma

Annem der ki: Boğazımda düğüm düğüm hıçkırık oldun...

Zonguldak, 2 Nisan 2010 13:10
Yastayım, çok sevdiğimi yitirdim...


Boğazımda düğümlenen hıçkırıksın, Nunişim.
Yenildim. Seni sonsuzluğa teslim ettim. Varsa yoksa sendin oysa ki.

Yaşlanmış bedeninden arındın. Yine de erkendi. Biliyorum, ayrılık günü daima erken olacaktı. Yine de çok erkendi.

Güzel anılarınla artık beynimin her kıvrımında, ruhunun saf enerjisiyle her hücremdesin.

Telefonu elime alsam, sesini duyar gibiyim. Gözümü kapatsam, seni görür gibiyim. Adını ansam, seni hisseder gibiyim. Uzansam, tutacak gibiyim. Ufka dalsam, yeşil gözlerini görür gibiyim. Bu aralar böyleyim...

Adın gibi nurlar içinde dinlen.
Seni çok sevmeye, sevdirmeye devam edeceğim.

Torunun