Uzun, ince bir yoldayım...

Lilypie Fourth Birthday tickers

30 Eylül 2010 Perşembe

Annem der ki: Emzirmenin şerefine...

15.04.2009 - Doğumgünümüz...

Annem der ki: Emzirmenin şerefine...

[12 Mayıs 2010 - Krishna's Foster-Mother, Yashoda, with the Infant Krishna (12th C.) in Asian Section @ The Metropolitan Museum of Art (The Met), New York]

Bu hafta Dünya Emzirme Haftası, Avrupa'da bu hafta kutlanıyor.

Kutluyoruz, peki ne oluyor? Çoğu anne emzirmenin kaç ay devam edeceğini bilmiyor. Emziren anneler ise "hala emziriyor musun?" sorularına "Evet" cevap verince, "arogan" bir kimliğe büründürülüyorlar.

En yakın arkadaşım Mehveş, bana çoook eskiden - üniversiteydik daha - 2,5 yaşına kadar emdiğini söylemişti. Ben de bunu duyan diğer arkadaşlarım da koca bir "yuuuuuh! kardeşin doğmasaymış ne olurdun acaba?!" demiştik. Hamileliğim biterken ne kadar cahil olduğumu anladım, şimdi ise ne kadar duyarsızmışım biliyorum. Bu tepkimi gençliğime verebilirim. Ya anne olmuşlar, anneanne, babaanne olmuşlara ne demeli... Emzirmenin güzelliğini tadamamış olmalarına bağlıyorum; herkes iyi bir deneyim yaşayamıyor.

Annemin zamanında anne sütü "tu, kaka" imiş; doktorlar "mutlaka mama" diyorlarmış. Sağma cihazları da yokmuş. Öyle elle sağmaya çalıştığım 3-5 gün olmuştu; ölüp bitmiştim.

Bugün herşey daha kolay. Anne sütü teşvik ediliyor, cihazlar var; hazır bez kullanıyoruz ki vaktimiz daha verimli işlere kalıyor. Peki neden hala emzirmekten kaçınıyoruz?

Hala cevap bulamadım desem...

1 Ekim'den itibaren Dünya Emzirme Haftası kutlanıyor. Evet, kutlanıyor! ANNE SÜTÜnün şerefine çok da güzel işlere imza atılıyor.

1 Ekim 2010, Cuma günü Nişantaşı City’s'de 13.30'da sevgili Ayça ve arkadaşlarının çok değerli bir fotoğraf sergisi açılıyor: "Her Damlası Altın, Anne Sütü". 17 Ekim'e kadar açık olacak sergiye mutlaka gidin. Hemen ardından Sevgili Elif, nam-ı diğer blogcuanne, Emzirme Reformu'nun gerekliliğini anlatıyor. Bir de Leileo'nun annelerle hazırladığı defile var; vaktim olsaydı ben de podyumda olmak isterdim :)

2 Ekim 14.30'da E-bebek Çamlıca mağazasında Emzirme konusunda detaylı bir workshop düzenleniyor. Blog anneleri ve sektörde isim yapmış markalardan temsilciler hep orada olacaklar.
Detaylı program şöyle:
Moderatör: Hande Yuvakuran – Bebek Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
Neden Emzirme Reformu Gerekli? – Elif Doğan, blogcuanne.com yazarı
Emzirme Teknikleri ve Pozisyonları - Ebru Temizsoy_Zeynep Kamil Yenidoğan Bebek Bakım Ünitesi Hemşiresi
Anne Sütü Konusunda neden en sağlıklı ve doğal beslenme yöntemidir? – Deniz Yemişçi, Yaşasın Hayat Kliniği Beslenme ve Diyet Uzmanı
Anne sütü ve emzirmeye yardımcı ürünler hakkında bilgilendirme – Işık Taçoğlu, Lansinoh Türkiye Ürün Müdürü ve Zeynep Ersöz, LeiLeo markası Yaratıcısı

Emziren bir anne olarak, bu projeye katkı sağlayan annelere, yazarlara ve markalara çok ama çok teşekkür ediyorum. Umarım gelecek yıllarda bu inisiyatif büyüyerek tüm ülkemizi saran bir hareket olur.


29 Eylül 2010 Çarşamba

Annemi özlüyorum.

Annemle bir süredir az görüşüyoruz. Onun işleri çok yoğunlaştı, eve geç geliyor ve yorgun oluyor. Ben de gergin. Çünkü onu çok özlüyorum; tüm gün onun geleceği saati bekliyorum.

Eskiden o gelmeden önce kıpırdanmaya başlardım, beden saatim annemin gelişini bana haber verirdi. Şimdi ne zaman gelebileceğini tahmin bile edemiyorum. Üstelik babacım da geç gelmeye başladı. Zeynep teyzemle birlikte akşam saatlerinde yemeğimi yiyorum ve sakin sakin oynayarak onların gelişini bekliyorum.


Zil çalıyor... Heyecanlanıyorum. Elimde ne varsa bırakıyorum, kulak kesiliyorum. Asansörün motor sesi geliyor önce. Kapı açılıyor ve annem karşımda. Önce yüzümü kapatıyorum, saklanıyorum aklım sıra. Annem "been geldimm!" diye sesleniyor tüm günün yorgunluğunu saklamaya çalışan bir ses tonuyla. Kıkırdıyorum, sonra bacağına sarılıyorum sımsıkı. Hemen oyuna davet ediyorum: annii-delldelll-adii.


Yere oturuyoruz, annemi oyuncaklarımla tanıştırıyorum. Annem "Harika!" diyor ve ekliyor "elimi yıkayayım, üstümü değiştireyim, yanındayım kızım." Biraz itiraz eder sesler çıkarıyorum. O kalkıyor yerden, ben de peşinden.


Artık tüm akşam ve gece peşpeşe, dipdibe ve koyunkoyna...


10 Eylül 2010 Cuma

{şimdi, şu an}

{şimdi, şu an} Bir Cuma ritueli. Bir fotoğraf, yorumsuz, hatırlamak istediğim; koca bir haftanın tek, özel ve sıradışı an'ı.

{Çekmeköy - İstanbul}

Ben Soulemama'dan esinlendim. Eğer sen de esinlendiysen, aşağıdaki Add Your Link butonunu tıkla, kendi {şimdi, şu an}ının linkini bırak.

{this moment} A Friday ritual. A single photo - no words - capturing a moment from the week. A simple, special, extraordinary moment. A moment I want to pause, savor and remember. If you’re inspired to do the same, leave a link here to your moment and join in at my inspiration: Soulemama.

7 Eylül 2010 Salı

Yeni ev düzeni

Büyüyorum, haliyle ihtiyaçlarım da değişiyor.

Annem uzun bir sürenin ardından yaşıma uygun olan, olmayan tüm eşyalarımı yeniden düzenlemeye karar verdi. Baby oyuncaklarım kutulanarak kaldırıldı; yaşımdan büyük olanlar paketlendi. Yaşıma uygun olanlar da düzgün bir şekilde istiflendi.


Odamda fazla vakit geçirmiyorum; çoğunlukla salondayım. Salonda bir köşede oyuncaklarım vardı ama oraya ulaşmakta zorluk yaşıyordum. Şimdi annem hepsini odama yerleştirdi. Salonda ben rahat edeyim diye kaldırdıkları orta sehpanın üzerinde tüm oyuncak ve materyallerim. Ben beğendiğim, ilgilendiğim şeyi odamdan alıyor ve salona getiriyorum. Henüz teyzem bu düzene alışamadı, ortalığa saçtıklarımı oyuncak sepetinin içine atıveriyor. Annem de her akşam üşenmeden herşeyi yine yerine koyuyor :)

Odamdaki diğer köşede hala aynam ve yürüme barım duruyor. Barı ayağa kalkmak ve yürümek için kullanırdım; şimdi o görevi tamanlandı, giysilerimi asıyorum zaman zaman :)

Odamda geçirdiğim süre ya yer yatağımda kitaplarıma bakarak ya da yatağımda bebeklerimle oynayarak vakit geçiriyorum.

Odamı günden güne daha çok seviyorum.

6 Eylül 2010 Pazartesi

Nehir...

Bir yüce yürekli, güzel kız, Nehir... uyu, pembe balonlarınla, mor yemişlerinle; oyna güzel bir pınarın kenarında, söğüt ağacının gölgesinde; salıncakta sallan, gül, gülümse... İyi uykular tatlı melek. Dualarımız seninle ve sevgili ailenle...

3 Eylül 2010 Cuma

{şimdi, şu an}

{şimdi, şu an} Bir Cuma ritueli. Bir fotoğraf, yorumsuz; koca bir haftanın tek, özel ve sıradışı an'ı.

{Ev - İstanbul}

Ben Soulemama'dan esinlendim. Eğer sen de esinlendiysen, aşağıdaki Add Your Link butonunu tıkla, kendi {şimdi, şu an}ının linkini bırak.

{this moment} A Friday ritual. A single photo - no words - capturing a moment from the week. A simple, special, extraordinary moment. A moment I want to pause, savor and remember. If you’re inspired to do the same, leave a link here to your moment and join in at my inspiration: Soulemama.

1 Eylül 2010 Çarşamba

Hayalgücü aşkla buluşursa...


Bir annenin bebeğiyle tasarladığı, yarattığı, yaşadığı fantazi dünyası... bak ve keyiflen!