Uzun, ince bir yoldayım...

Lilypie Fourth Birthday tickers

29 Eylül 2010 Çarşamba

Annemi özlüyorum.

Annemle bir süredir az görüşüyoruz. Onun işleri çok yoğunlaştı, eve geç geliyor ve yorgun oluyor. Ben de gergin. Çünkü onu çok özlüyorum; tüm gün onun geleceği saati bekliyorum.

Eskiden o gelmeden önce kıpırdanmaya başlardım, beden saatim annemin gelişini bana haber verirdi. Şimdi ne zaman gelebileceğini tahmin bile edemiyorum. Üstelik babacım da geç gelmeye başladı. Zeynep teyzemle birlikte akşam saatlerinde yemeğimi yiyorum ve sakin sakin oynayarak onların gelişini bekliyorum.


Zil çalıyor... Heyecanlanıyorum. Elimde ne varsa bırakıyorum, kulak kesiliyorum. Asansörün motor sesi geliyor önce. Kapı açılıyor ve annem karşımda. Önce yüzümü kapatıyorum, saklanıyorum aklım sıra. Annem "been geldimm!" diye sesleniyor tüm günün yorgunluğunu saklamaya çalışan bir ses tonuyla. Kıkırdıyorum, sonra bacağına sarılıyorum sımsıkı. Hemen oyuna davet ediyorum: annii-delldelll-adii.


Yere oturuyoruz, annemi oyuncaklarımla tanıştırıyorum. Annem "Harika!" diyor ve ekliyor "elimi yıkayayım, üstümü değiştireyim, yanındayım kızım." Biraz itiraz eder sesler çıkarıyorum. O kalkıyor yerden, ben de peşinden.


Artık tüm akşam ve gece peşpeşe, dipdibe ve koyunkoyna...


1 yorum:

annecik dedi ki...

ah bu işler anneleride çocuklarıda uzuyor ama ne yaparsın geleceğe yatırım için gerekli bir durum akşamlarınız eğlenceli geçsin hep günün özlemi bir şekilde azalsın