Uzun, ince bir yoldayım...

Lilypie Fourth Birthday tickers

1 Eylül 2009 Salı

Annem der ki: Bebeğimden ilk ayrılık

Saydım, üşenmeden, gocunmadan hesapladım: tam 13,5 aydır, yani 415 gündür kızımla beraberim; hiç ayrı kalmamışım.

Bugün ise ilk defa ayrılıyorum. Bugün önemli bir gün; yeni dünyamda başka bir mihenk taşı.
Büyük gün geldi, çattı. Ben üzüldüm, çok üzüldüm. Ama beslenmem gerek; ruhumun gıdayı alması gerek, üretmeliyim, belki daha az faydası olan, belki beni daha çok yoran bir üretim ama devam etmeliyim; kızım için, kızımdan ayrı üretip büyümeliyim.

Bugün ağladım; kızıma sarıldım, kokladım; gidiyorum dedim, akşama yine birlikteyiz dedim. Öptüm, öptüm, kokladım, ayrıldım. O görmeden ağladım. Sonra kendimi topladım.

13,5 aydır kızım benim can yoldaşım; sıkıntılarımda kafamın bulutlarını dağıtan güneşim oldu. İşte düşen motivasyonumu yükselten umut oldu. Kızım yine güneşim, yine umudum; bir de özlemim olacak.

En çok koyan nedir, bilir misiniz? Anlarsınız, hatırlarsınız, şimdi okuduğunuzda... Kızımın kokusunu duymak bana koyacak. Ne demek ki bu? Bunca zamandır aynı koku, aynı tene sahipken, ayrı kalınca onun kokusu benim kokumdan ayrılacak ve ben onun kendine has kokusunu duyacağım. İşte o zaman benden ayrı bir birey olduğunu anlayacağım. Sevineceğim, içim buruk...

Neyse dostlar... Ayrılık dediğimiz, böylesi olsun...

Hiç yorum yok: