Uzun, ince bir yoldayım...

Lilypie Fourth Birthday tickers

8 Ağustos 2010 Pazar

Evde güvenlik zaafları

Evin güvenliği günler geçtikçe daha da zorlaşıyor. Her yere giriyorum, koşuyorum, tırmanıyorum, iniyorum.

Annem özellikle mutfaktan çok korkuyor. Tüm çekmeceler elimin altında. İki kez parmağımı sıkıştırdım. Ocak yanarken annem "sıcakk" diyince biraz tırsıyorum ama merak etmeden duramıyorum. Fırın zaten başlı başlına bir olay..

Çamaşırlığın altına girip oyun oynuyorum, bayılıyorum oraya; hele de çamaşırları cart diye çekip yere atmaya! Çamaşırlığı da bir gün kapatmayı başaracağım.

O pembe büyük şişeye bayılıyorum. Kokusu pek sevimsiz ama annemden kaçak, salona getirip kurcalamaya çalışıyorum. Kapağını açsam pek güzel olacak.

Merdivenin ilk iki basamağına zahmetsiz çıkıyorum; parmak uçlarımda durup ışığı yakıp söndürüyorum. Güvenlik kapısı da olmasa, üst kata amcama gideceğim zaten.

Annem sandalyede oturmaya dursun, arkasından sessizce sandalyeye tırmanıyorum; maksat anneme sarılmak. Ama beni anlamıyorlar.

Evdeki minik sandalyemi çok seviyorum; ama oturmak için yapılmamış o, ben sırtına basıp kaydıraktan kayar gibi kaymam için yapılmış; bilmiyorlar ki.

Elektrikli aletlerin fişlerini prizlere takmayı deniyorum. İnce motor hareketlerimin gelişimi için faydalı ya..

Minik ahşap arabamın lastik tekerleklerini söküp ağzımda çiğnemeyi seviyorum, huy edindim napıyım, dişlerim kaşındığında iyi geliyor.

Yatağımın üstünde zıplamayı seviyorum. Zıp zıp, pat küt!!! Hmm, ağlıyoruuuum, başım acıyor.

Hiç yorum yok: