Uzun, ince bir yoldayım...

Lilypie Fourth Birthday tickers

18 Ekim 2009 Pazar

Eve dönüş...

Bugün ayaklarımız geri geri evimize döndük. Yuvamız olmasa niye dönelim zaten.
Şimdi ben mışıl mışıl uyuyorum.

Sabahtan büyükannem geldi annaneme. Ben onu çok seviyorum. Öyle yumuşak sesi, öyle derin yeşil gözleri var ki, içim huzur doluyor; gülüyorum, kahkaha atıyorum. Umarım daha uzun yıllar birlikte oluruz. Büyükannemi tanımak ve hatırlamak istiyorum.

Annanem bu sefer armut diye bir meyve yedirdi bana. Sevdim tadını. Umarım sabah yaşadığım şeyi bir daha yaşamam. Offf çok zordu, kaka yapmak bu sefer. Çok sinirlendim. Ikındım, sıkıldım, pofff; çıkmıyor. Sinirlendim, çığlıklar attım, olmadı. Sonra biraz masajla başardım. Tüm suç, muzunmuş; ben inanmıyorum, tadı çok güzel, böyle güzel bir şey hiç bana sıkıntı verir mi.. Kandırıyorlar sanki beni. Neyse armut güzeldi. Üstelik hep beraber yemek masasındaydık. Annem ağzına kaşık alıyor, ben de alıyordum ona baka baka. Çok keyif aldım. Ananem hızını alamadı, tıka basa doldurmaya yeltendi; dur-dur-dumm.. Tabii ki emmeyi bırakıyorum, armutu mu bırakmayacağım.

Eve dönüş yolunda herkes çok yoruldu. Ben uyumayı sevmiyorum yolda; benim bir depo dolusu enerjime karşı çırpınışları annemi de yordu. Artık sıkılıyorum yolda. Zaten koltuğuma oturmaktan da hiç hoşlanmıyorum. Bir o köşe, bir bu köşeye atlıyorum. Keşke yerde oyun halim olsa da özgürce yuvarlansam.

Hiç yorum yok: