Uzun, ince bir yoldayım...

Lilypie Fourth Birthday tickers

7 Ekim 2009 Çarşamba

Kolik olmasın, aman aman...

Annem arkadaşlarıyla konuşuyor, yazışıyor. Kolik yine mevz-u bahis oldu. Yazmadan geçemiyoruz.

Koliği önlemek için bir çare yok. Yani bebeğin doğasına göre bu fenomen er geç gerçekleşiyor. Ancak biz bebekleri rahatlatmak için birçok yol mevcut. Ya hepsi tutar ya da pek azı. Her birini denemek, sabretmek, sevgiyle yapmak gerekiyor. Şöyle ki;

- Beyaz gürültü kaynağı: Fön makinesi, çamaşır makinesi, elektrikli süpürge gibi ev araçlarından faydalanmak mümkün. Yeter ki sesleri bebeğin sesini bastırsın. Aile, dayanabildiği kadar etkili.
- Bembeyaz gürültü kaynağı: Daha önce de bahsettiğimiz beyaz gürültü içeren müzikler. Örneğin, Buzuki Orhan'ın Kolik CDsi.
- Biraz da bizi rahatlatmak gerek: Masaj. Ama ağlamaya başladıktan sonra aslaaa... Ne zaman krizin başlayacağı belli oluyor zaten. Aman bu vakte yakın bir zaman, göbeğimize, bacaklarımıza, sırtımıza saat yönünde yumuşak masaj süper oluyor.
- Acı elma yağını unutmayalım. Özellikle ayaklara sürelim; göbüşe de sürülebilir. Kokusu dehşet ama ben alıştım.
- Rezene, anason, kekik karışımı çay; ama ben değil, annem içmeli. Ben içersem, öğün atlarım, anneciğimin mis kokulu hoş tatlı sütünü kaçırırım.
- Loş ortam isteriz. Çevremiz sakin olmalı. Sakın sesinizi yükseltmeyin; yumuşak sabırlı ve sakince konuşun bizimle.
- Biliyor musunuz, eski vakitlerde bizim gibi bebekleri beşikte yatırırlarmış. O beşikler öyle güzel sallanırmış ki, o bebeklerin hiç gazı, sıkıntısı olmazmış. Bir geçmiş zaman masalı olmak zorunda değil; bizi sallayın, zarifçe, sımsıkı sararak.

Annemizin karnında olmayı çok istediğimiz zamanlar bunlar. Yanımızda olun, bizi içinize alın, sarın, sarmalayın, öpün, okşayın. Kendi dünyamızdan kopmuşken, sizin dünyanıza alışmaya çalışıyoruz.

Hiç yorum yok: