Uzun, ince bir yoldayım...

Lilypie Fourth Birthday tickers

22 Ekim 2009 Perşembe

İlk 3 ayda en sevdiğim şeyler

*Bu post serisi fikri için, sevgili Kitubi'den feyzaldım. Teşekkürler, Damla!

Emzirme yastığı: Annem emzirme yastığı alıp almamakta çok kararsız kalmıştı. Doğumuma 2 hafta kala Mothercare'den almışlar. Doğumla birlikte çok kullandık. Özellikle geceleri, uyku bedeni sarmış ve beden gayet güçsüzken, beni kucağında emzirmek için çok faydalandı.
Artık beslenme dakikalarında olmasa da, otururken bana yardımcı olmaya devam ediyor. Üstelik üzerinde çok şeker karakterler var. Bir ara acayip dikkatimi çekiyor ve beni oyalıyordu.

Dönence: Odamdaki en sevdiğim şey... Annem ve babam dönence konusunda çok araştırdılar ve en iyisinin Tiny Love Symphony olduğuna karar verdiler. Aslında daha yeni modelleri de artık var, ki şu modeli düşünmüşlerdi, ama benim doğumuma kadar satışına başlanmamıştı.
Tercih nedenlerini sıralayalım: Öncelikle dönence ben rahatlıkla görebileyim ve takip edebileyim diye mutlaka dikkat çekici, canlı renklere sahip olmalıydı; o bir oda aksesuarı değil, bir eğitim materyaliydi. O yüzden pastel renkli dönenceler ne kadar cazip ve sevimli gelse de, bu capcanlı renklere sahip olanını tercih ettiler. Ayrıca bir yenidoğan olarak sadece kırmızı-siyah ve beyaz renklerini görebildiğimden, üzerindeki helezon hunileri rahatlıkla seçebiliyordum. Dönen hayvanların yüzleri ise yukarıya ya da karşıya değil, aşağıda sırtüstü yatan bana bakıyordu.

İnanılmaz keyif alarak kullandım. Ama uyumak için değil. Bir sakinleştirici olamadı bana; daha çok bir uyaran görevi gördü. Aktivitelerim, gözlerimle takip etmek, ayaklarımı, kollarımı sallamak, ellerimle hayvancıklara uzanmak ve onları tutmak, parmaklarımla müzik butonlarına basmak ve müziğe eşlik etmekti. Çalan üç müzikten Bach'ı sevemedim; hiç rahatlatıcı değildi. Kumandası ve ışığı olsa daha iyi olur muydu diye annem zaman zaman düşünüyor ama bence gerek yok.
Artık kendisine yetişebildiğim için tehlikeli olmasın diye kullanamıyoruz ama çok özlüyorum.
Örümcek Rattle: En sevdiğim oyuncağım. Hala bayılıyorum. Annem ta hamileyken, Mothercare'den çok severek almış. Adı Itsy Bitsy. Siyah-beyaz uzun bacakları var. Sarı uzun antenleri, pofuduk gövdesi, gülen bir yüzü... Önceleri annem bacaklarından tutup aşağıya çekerdi; Itsy Bitsy de "bızz" diye sesle yukarıya çıkardı. Sonra el-göz koordinasyonum için alıştırma yapmak için annem onu tutmaya, ben de bacaklarından çekmeye başladım. Bir süre sonra bir elimle tutup diğer elimle bacaklarını çekmeye başladım. Bu arada, annem "Bir Baba Örümcek / Itsy Bitsy Spider" şarkısını söylüyor, ben ona eşlik ediyor(d)um; kahkaha attığım bir şarkı bu. Ayrıca hala daha uzun bacaklarını ağzımda emmeyi de çok seviyorum.

Ana Kucağı: Kesinlikle olmazsa olmaz bir oyuncak. Yoksa ben ne sürekli sırtüstü yatabilirim ne de kucakta kalabilirim.
Ana kucağı da hassas bir konu oldu evde. Kendi kendine bir butonla titreyen modeller piyasayı sarmışken, babam mutlaka benim etki-tepkiyi anlayabileceğim, benim hareket ettirdiğim bir model istiyordu. O modellerin mazide kaldığına karar vermiştik ki, annem bu güzel ana kucağını buldu: Fisher Price Kick&Play. Kendi kendine hareket ettirebiliyordum ve bunu görünce çok heyecanlanıyordum. Ben ellerimi tanımadan önce (ki hala da ellerime uzun uzun bakıp incelemişliğim olmadı), ayaklarımı kullanmayı öğrendim; anakucağım sayesinde. Ayaklarımın altına denk gelen yerde bir müzik ünitesi var. İsterseniz sürekli müzik çaldırabilirsiniz ama eğer bebeğinizin kendi kendine birşeyler keşfetmesini isterseniz, mutlaka self-music modunu seçmelisiniz. Ben bayıldım. İlk keşfettiğimde kahkaha atmıştım: ayağımı vuruyordum, müzik yapıyor, ışık yakıyordum; süper!!! Önündeki oyuncaklar başta ilgimi çekmedi ama sonra kafayı fena bozmuştum; sürekli uzanıp ağzımla tatlarına bakmak istiyordum. Bu fotoğrafta askıda pembe bir kurdele görürsünüz; işte uzanabileyim diye onu astılar, yoksa oyuncaklara uzanacağım diye devrilme tehlikesi yaşıyordum. Bilhassa benim gibi aktif bebekleri, aman dikkat, yalnız bırakmayın. Eğer illa ki titremesini istiyorsanız, bu modelin de önünde bir titretme butonu var; iki kez açtık, ben hiç sevmedim.

Atlet bodyler: Bahar ve yaz bebekleri için mutlaka Chicco diyorum. Süper ince bir yapısı var. Annem minik bir servet yatırdı: her boyundan, her türünden giydim. Yazın tiril tiril bir his veriyor. Mothercare'in de atletleri var ama daha kalın ve tok. Kış için Chicco ince kalır sanırım; Mothercare ideal olur.

Unibaby Yenidoğan Mendili: Hala daha ve daha uzun bir süre kullanacağım ıslak mendil. En hassas ciltler için. Artık yenidoğan olmasam da, kullanıyoruz. Annem ve babamın korkularından biri, benim pişik olmam. Altımın temiz ve ferah kalması konusunda bu ürüne çok güveniyorlar. Tek şüpheleri, katkısız, parfümsüz, yalnızca su demelerine rağmen, içindeki kokunun nasıl olduğu konusu bir muamma; pek de araştırmadılar gerçi. Doğduğumda önceleri ıslak temiz suda pamuk kullanıyorlardı ama suyu ve pamuğu sıcak tutmak gerekiyordu; günde 8-10 kez yalnızca kaka yapan bir bebek için zahmetli bir yol olmuştu.
Pahalı olduğu için, e-bebek'teki indirim fırsatlarını bekleyerek alın; böylece toplu alıyor ve az da olsa karlı çıkıyorsunuz. Pişikten korunmak için her kakadan sonra mutlaka popoyu yıkamayı unutmayın; gece boyu bezde kalan popoyu sabah bir süre açık bırakın, bol kremleyin.

Kitubi, ilk 3 ay en çok neleri kullanmış; lütfen buraya da bakın.
Sonraki aylar için;
4-6 ay
6-9 ay
9-12 ay

Hiç yorum yok: